Burzum

415,00

Varg Vikernes Burzum’unu Anlatıyor! Çeviri Deniz Gün & Ozan Şahin 72 Sayfa   Burada olduğunuza göre, Burzum’la ilgilendiğinizi varsayıyorum. Bu nedenle size, Burzum’la ilgili daha önce hiç bahsedilmemiş şeylerden söz edeceğim. Tüm müzik gruplarının bir kökeni, başlangıcı ve varoluşlarının bir nedeni vardır. Ben de şimdi izninizle, Burzum’un neden ortaya çıktığı ve neden Burzum olarak “varoldu ğu”ndan […]

9 adet stokta

Varg Vikernes Burzum’unu Anlatıyor!

Çeviri Deniz Gün & Ozan Şahin

72 Sayfa

 

Burada olduğunuza göre, Burzum’la ilgilendiğinizi varsayıyorum. Bu nedenle size, Burzum’la ilgili daha önce hiç bahsedilmemiş şeylerden söz edeceğim. Tüm müzik gruplarının bir kökeni, başlangıcı ve varoluşlarının bir nedeni vardır. Ben de şimdi izninizle, Burzum’un neden ortaya çıktığı ve neden Burzum olarak “varoldu ğu”ndan bahsetmek istiyorum.

1988 ya da ‘89 yıllarında, yani ben henüz bir ya da iki yıldır gitar çalıyorken, iki elemanla beraber Kalashnikov adında bir grup kurdum. Grubun adını Kalashnikov koymuştuk çünkü kalashnikov benim en sevdiğim saldırı tüfeğiydi. O dönemler RPG (rol yapma oyunları) oynardım ve “Twilight 2000” adlı oyunu oynarken, karakterim her zaman bir AK-47 (Avtomat Kalashnikov-47) kullanırdı. Bunun yanı sıra, AD&D (Zindanlar ve Ejderhaların geliştirilmiş versiyonu) ve MERP (Orta Dünya temalı rol yapma oyunu) gibi, Orta Dünya’nın fantastik temalarından ciddi biçimde etkilenmiş olan ve bir GM (hikâye anlatıcı-oyun kurucu) tarafından oynatılan fantastik rol yapma oyunları da oynadım. Şarkılarımızdan bir tanesine bu nedenle “Uruk-hai” adını vermiştik. Şarkının sözlerini şu an hatırlamıyorum ve çok nitelikli ya da derin anlamlar içerdiğini de düşünmüyorum (nakarat kısmı sanırım şöyleydi: “Uruk-hai! Öleceksin” ya da buna benzer bir şey). “Uruk-hai” yani pek çok Burzum hayranının bilmesi gereken bu terim Mordor’un dili olan Kara-Lisan’da Ork-ırkı demek olan ve Sauron’un yüksek orklarına verilen isimdir.

Gençlik dönemimde Tolkien’in hikâyelerine ilişkin tecrübelerimde Hobbitleri çoğu zaman çocuk olarak görmüş ve bayağı bulmuştum. Cüceler de bana açgözlü kapitalist domuzları hatırlatmışlardı ki onları da oldukça sıkıcı bulurdum. Evet, kuralları hoştu ve Moria mükemmel bir yerdi ama onların açgözlülüklerinden şiddetli bir biçimde tiksinmiştim -ayrıca kim kısa olmak ister söylesenize? Elfler etkileyici, güzel ve özellikle ölümsüz ve doğayla yakın oluşları bağlamında baya etkileyiciydiler ama onlar da biraz sıkıcıydılar ve yanlış tarafta savaşıyorlardı. Oysa dünyadaki güçlüklerin, mücadelelerin ve maceraların kaynağı olan Sauron’a karşı neredeyse içten gelen bir ilgi duyuyordum. Tek gözü, tek yüzüğü ve Barad-Dur adlı kulesi aslında Óðinn’e atıf yapan özelliklerdi. Tek göz, Óðinn’in gözüne, Tek yüzük, Óðinn’in yüzüğü Draupnir’e ve Barad-Dur Óðinn’in payitahtı olan Hliðskjálf’a (“Saklı Ayin Alanı”) benziyordu. Sauron’un Uruk-hai’leri ve Olog-Hai’leri (Troll-Irkı) Viking savaşçılarına, Warg’ları Óðinn’in kurt adamlarına ve bu benzerlikler dizisi böyle devam ediyordu. “Karanlık-Güçlerin” öfkesini kolaylıkla anlayabilmiştim ve onların varlığı, sıkıcı ve barışçıl bir dünyayı tehlikeli ve heyecanlı bir hale getirmek bağlamında hoşuma gidiyordu.

Pagan tanrılarının, troller ve goblinlerin başına geldiği gibi kötü yaratıklar olarak sunulduğu İskandinav masallarını okuyarak büyümüştüm. Hepimiz engizisyon’un Freyr’i (Cernunnos/Dionysus/Bacchus v.b.) nasıl şeytan olarak adlandırdığını biliyoruz. Tolkien de aslında bunun bir benzerini yapmıştı. Óðinn’i Sauron’a ve Pagan atalarımı da savaşçı Uruk-hai’ye dönüştürmüştü. Benim için Gondor’a saldıran “Karanlık-Güçler”, aslında Charlemagne’ın……………………….