Nasrullah Pourjavady & Hakim Bey
Türkçesi Taylan Onur
Editör Şe’n-ol Erdoğan
SUB PRESS ULUSLARARASI TÜRKÇE HAKİM BEY KİTAPLIĞI 26 KİTAPTAN OLUŞMAKTADIR.
48 sayfa
Bu metinyapısının amacı, ne İsmailiyye’nin ne de Nimetullahi sufi tarikatının tabiatını açıklamak değil; aksine aralarındaki hem tarihsel hem de zorunlu olarak manevi olan bağı izlemek ve bu ilişkinin yapısına dair —ne kadar deneme mahiyetinde olsa da— bir anlayışa varmaya çalışmaktır. Tanım olarak şu kadarını söylemek yeterlidir: İsmailiyye, yedinci İmam olarak Musa ibn Cafer yerine İsmail ibn Cafer’i kabul etmesiyle İsnâ aşeriyye (On İki İmam) Şiiliğinden ayrılan bir Şii İslam koludur; İsmailiyye ve özellikle (burada bizi ilgilendiren) Nizari İsmailiyye, İslam öncesi gnostisizme ve Yeni-Eflatunculuğa çok şey borçlu olan karmaşık ve zengin bir felsefe geliştirmiştir; özellikle İmam kavramı konusunda, uygulama ve inancın belirli yönlerinde İslam’ın diğer kollarından ayrılır ve bugün Ağa Han’ın liderliği altında varlığını sürdürmektedir[1]. Nimetullahi Tarikatına gelince; 8./15. yüzyılda Mahanlı (Kirman yakınlarında bir köy) Şah Nimetullah-ı Velî Kirmanî tarafından kurulmuştur; onun ölümünden sonra merkez, Şah Nimetullah’ın oğlu ve torunlarının kraliyet himayesi gördüğü Dakkan’daki Bidar’a taşınmıştır; 12./18. yüzyılda Seyyid Masum Ali Şah-ı Dakkanî tarafından Persia’a yeniden getirilmiştir ve şu anda İran’daki belki de en önemli, kesinlikle en yaygın sufi tarikatlarından biridir. Genel olarak bir İsnâ aşeriyye Şii tarikatı olarak kabul edilir; aslında Şah Nimetullah’ın kendisi bir Sünni idi ve bugün tarikatın hem Şii hem de Sünni üyeleri vardır —ancak genel olarak, özellikle de bu çalışmada bizi doğrudan ilgilendiren dönemler için, bunu işlevsel bir tanım olarak kabul edebiliriz[2].
Safevi döneminden günümüz yüzyılındaki üçüncü Ağa Han’a kadar, belirli İsmaili İmamların Nimetullahi tarikatı ile yakından bağlantılı olduklarına ve bazı durumlarda tarikatın şeyhleri veya kutubları (Kutuplar veya Veliler) tarafından tasavvufa intisap ettirildiklerine dair geniş tarihsel kanıtlar mevcuttur. Bu ilişkinin ortaya çıkardığı soruları keşfetmeden önce, ilk olarak bu kanıtlarla ilgilenmemiz gerekecektir. İlişkinin hiçbir zaman tersine işlediğine (yani Sufilerin, İsmaili İmamlar tarafından İsmailiyye’ye kabul edildiğine/inisye edildiğine) dair bir kanıt bulunmadığından; bu ilişkiyi ana hatlarıyla belirtmenin en elverişli yolunun, sürece dâhil olan İsmaili İmamların her birini ele almak ve her vakada tarikat ile olan bağlantılarının ne şekilde tezahür ettiğini göstermek olduğu kanaatindeyiz.
[…]
[1] Nizari İsmailiyye hakkında pek çok şey yazılmıştır; ancak bunların çoğu şüpheli değerdedir. Tarihsel açıdan Marshall Hodgson’ın The Order of the Assassins (Lahey: Mouton, 1955) [Haşhaşiler Tarikatı] adlı eseri genel olarak güvenilirdir; doktrin (öğreti) söz konusu olduğunda ise hiç kuşkusuz en iyi referans Henry Corbin’in çeşitli çalışmalarıdır —örneğin: Man and Transformation (Papers from the Eranos Yearbooks 5) içinde “Divine Epiphany and Spiritual Rebirth in Ismailian Gnosis” [İsmaili İrfanında İlahi Tecelli ve Manevi Yeniden Doğuş], s. 69-160 (New York ve Londra 1964); Histoire de la philosophie islamique [İslam Felsefesi Tarihi], Bölüm II (Paris, 1964); yayına hazırlayan ve çeviren: Trilogie ismaelienne [İsmaili Üçlemesi] (Tahran, Institut Franco-Iranien, 1961); ve özellikle Eranos Jahrbuchs’ta yayımlanan çok sayıda makale. İsmaili irfanına geleneksel düşünce bağlamında genel bir giriş için bkz. S. H. Nasr, Ideals and Realities of Islam (Londra, 1966), s. 157-176. W. Ivanow’un sayısız eserini değerlendirmek ise zordur; genel olarak, doktrin konusunda her zaman güvenilir olmadıkları söylenebilirse de tarihsel meselelerde İsmailiyye’nin bazı karanlık yönleriyle ilgilenen çoğu zaman tek yazar olması hasebiyle, bu bakımdan kelimenin tam anlamıyla “eşsizdir”. -Bey
[2] İsmailiyye’nin aksine, Nimetullahi tarikatı Batı’da şimdiye kadar çok az ilgi görmüştür. Bkz. J. Aubin (yay. haz.), Matériaux pour la biographie de Shâh Ni’matullâh Walî Kirmânî (Paris, 1965); Farsça bilmeyenler giriş bölümünü faydalı bulacaktır. Ayrıca bkz: Nasrollah Pourjavady ve Peter L. Wilson, “Ni’matullâhiyye – Nimetullah-ı Velî Defterleri (Sub Press-2026)”, Islamic Culture (Haydarabad) içinde, Ocak 1974; E. G. Browne, A Literary History of Persia [İran Edebiyat Tarihi] (Cambridge, 1969), cilt III, s. 463-73. -Bey

