şiirler (bazı şiirler)

225,00

KLEE, PAUL KLEE

48 s.

10 EYLÜL 2026 ÇIKIŞ-KARGO TARİHLİ

 

KLEE’de sürdürdüğümüz sekerek ara vererek devam ettirdiğimiz bir kardeşimiz, şiirler kitabının ilk baskısını 3-5 yıl evvel “bazı şiirler” adı ile basmıştık… Haertling gibi A. Artaud da -kitapta yeraldığı gibi- şiir kurmuş Klee için, öyle böyle değil, kaldı ki bizim Berk de Klee’de Uyanarak temasda…  Muhteşem insan Hollo kitap girişinde de var şöyle aydınlatır geceyi: Paul Klee’nin şiirleri yaşadığı sırada hiç basılmadı, hatta ölümünden sonra bulundular: bir kısmı mavi bir defterdeydi, diğerleri şimdilerde meşhur olan günlüklerinde yer alıyordu. Sanatıyla bir bütün gibiler, çoğu zaman mizahi, ironik. Bazen ise mistik; çoğu zaman iyi dokunmuş birer ‘vers libre’ olarak karşımıza çıkıyorlar. Bu şiirlerin bazılarının ‘materia poetica’ seviyesinde kaldığı söylenebilir: ancak Wallace Stevens’a göre bunun şiirden bir farkı yoktur. Bu şiirlerin Klee’nin resimlerine birer yorum ve tamamlayıcı olmasının yanı sıra savaş sonra Alman şiirinde de büyük etkisi olmuştur; 45 sonrası neslin eleştirmenlerinden ve aynı zamanda bir şair olan Rainer M. Gerhardt kendisine dair 1951 şöyle yazmıştır: “Son on beş yılda onunla karşılaştırılabilir bir şair olduğunu sanmıyorum.” İngiliz ve Amerika okuyucusu için bu şiirlerdeki en önemli yönlerden biri de 1906 yılında, Pound ve arkadaşlarından önce imgeciliğin kullanılmasıydı: Brecht’ten önce Brecht (A&B, 1905), Bimbo’nun Elması (1932). Mozart’taki ‘satır’ ustalığının yanında dans ve oyunun bir araya gelmesi, Klee’de bir şair ve ressamın bir araya gelmesi gibi-kasvetli, meraklı ve bazen de hayata karşı acı dolu bir bakış, bu etmenlerin bir araya başarılı bir şekilde gelmesi için gösterilen hakiki ve etkili çaba…

Kimileri için şöyle de söyleyebiliriz burda: Paul Klee’nin şiirleri, tıpkı tabloları gibi insanı bambaşka, çocuksu ama bir o kadar da karanlık ve ironik bir dünyaya götürür. Çoğu insan onu sadece kübist, gerçeküstücü bir ressam olarak bilse de, Klee aslında kelimelerle de resim yapan harika bir şairdir. -bkz İlhan Berk A’larda U’larda nasıl uyanır…- Onun şiirlerini bu kadar “acayip” ve özel kılan birkaç temel unsur var: Görsel Hafıza: Şiirlerinde renkler, çizgiler ve geometrik formlar havada uçuşur. Kelimeleri adeta tuvaldeki boya lekeleri gibi kullanır. Çocuksu Grotesk: İlk bakışta bir çocuk tekerlemesi gibi tınlayan dizeleri, derine indiğinizde varoluşsal bir sancıyı veya ince bir alaycılığı barındırır. Doğa ve Kozmos: İnsan ruhunu ağaçlarla, yıldızlarla ve hayvanlarla bir tutar. Evrendeki her küçük detayı mistik bir dille anlatır.

    Resimlerindeki o “çizgiyi yürüyüşe çıkarma” felsefesi, şiirlerinde de kelimeleri serbestçe yürüyüşe çıkarmasıyla kendini gösterir. -ne “pis” adamasın yaa sen Berk!