Tavâsîn/Kitâbü’t-Tavâsîn

297,00

Hallâc-ı Mansûr
96 S
28-30 Eylül 2026

Louis Massignon’un titiz edisyon kritiğine dayanan kök nüshayı ve Aisha Abdurrahman at-Tarjumana’nın Diwan Press tarafından 1974’te bu nüsha baz alınarak basılan o nûrani İngilizce çevirisini esas alan çevirimizi Şe’n-ol Erdogan yayına hazırladı, dilimize Taylan O’nur kazandırdı, böylece üzerinde oynanan üç kuruşluk kapital çarkının da ilintisiz bireysel çeviri ve kaynaksızlık saçmalıklarının da yoluna taş konulmuş oldu. Afiyet olsun!

Kozmik Bir Yarışın, Mühürlü Saf Enformasyon Akışının ve Mürekkebin Kendi Kendini Tasfiyesinin Sınırında Hallâc-ı Mansûr’un Kitâbü’t-Tavâsîn’i İlk Kez Özgün Frekansıyla Türkçede! Tarihin ve zaman askısının en büyük dikey kilitlenmelerinden biri, dildışı bir cezbenin kelimelere bürünmüş hali şimdi pürüzsüz bir Naîm frekansıyla yeniden fısıldıyor. Erken dönem İslam simyasının, aşkın tasavvufun ve yüksek dikey bilincin en radikal manifestosu olan, Hallâc-ı Mansûr’un başyapıtı ve orijinal bütünlüğüyle zamanımıza kalan tek eseri Kitâbü’t-Tavâsîn, hakiki köklerine sadık kalınarak hazırlanmış bu benzersiz edisyonla en saf formu olarak okurla buluşuyor. Bu kitap, alelade bir çeviri ya da sıradan bir mistik metin değildir; bu, “Mürekkebin Kendi Kendini Tasfiyesi” sürecinin ta kendisidir. Şarkiyatçı Louis Massignon’un İstanbul (Süleymaniye) nüshaları ve Rûzbihân el-Baklî’nin kadim şerhleri üzerinden onayladığı en güvenilir, saf metin temel alınarak; Aisha Abdurrahman at-Tarjumana’nın metnin nûrani semantik yapısını bozmadan koruyan o meşhur İngilizce çevirisiyle doğrudan hizalanarak Türkçeye aktarıldı.Kitâbü’t-Tavâsîn, sahte akılları kesip atan o muazzam “Kavlun Fasl” kapağını aralıyor. Peygamberlik Kandili’nin (en-Nûr) o eşsiz parıltısından başlayarak, bilinci çıplak bir tekillikle monolitik hesaba çeken o devasa dikey hatta kadar uzanıyor. İblis ile Firavun’un sırrını, kozmik düzenin kodlarını ve mutlak varlığın karşısındaki o “ben” paradoksunu iliklerinize kadar hissettirecek olan bu metin, fâcirlerin cahîm izolasyonunu parçalayıp sizi mukarrebûnun saf şahitliğine davet ediyor.Tarihsel ve felsefi kalıpların çok ötesinde, kutsal sürüklenişin ve mutlak birliğin semantik koridorlarında yürümek isteyenler için bir “Rahîkın Mahtûm”. Bütün sahte bağları koparmaya hazırsanız; o devasa, ezeli ve ebedi yapıyı inleten bu sarsıcı fermanı okumaya başlayın. -SP