Guillaume Apollinaire: Marcel Duchamp

 1,50

30 adet stokta

Kategoriler: , Etiketler: ,

Açıklama

10 x 15 cm
20 sayfa

Guillaume Apollinaire ve Marcel Duchamp’ın yolları, muhtemelen ilk defa, 1911 sonunda, bugün yerine bir gökdelenin yükseldiği Jacques Villon’un Puteaux’daki atölyesindeki bir süsen ve leylak bahçesinin zemininde kesişmişti. Büyük ihtimalle, insan ilişkilerinde kuvvetli biri olan ziyaretçi Francis Picabia, hali hazırda ünlenmiş şairi ve henüz kendini tanıtacak kadar ünlenmemiş ressamı, ressamların ve şairlerin gözden uzak bir şekilde dördüncü boyut, Section d’or [ç. n.: Altın Kesit; 1911-1914 arasında çalışmış, Kubist ve Orfist ressam, heykeltıraş, şair, eleştirmenler topluluğu] üzerine tartıştığı ve Braque ve Picasso’ya göre “Bilimsel Kübizm”’e bir alternatif olan “Orfeus Kübizmi” adı altında ilerlemeyi denediği bu yerde gezdirmişti. 1912’nin başından itibaren, Picabia ve Apollinaire, Duchamp’ın arkadaşça olsa da biraz uzaktan izlediği ziyaretlerinin sıklığını artırmıştı. Vakayiname iki büyük buluşmanın hatıratını korudu. 1912 Mayıs’ında, Apollinaire, Duchamp, Picabia ve karısı Gabrielle Buffet hep beraber Raymond Roussel’in Afrika’dan İzlenimler oyununun Antoine Tiyatrosu’ndaki gösterimine katılmıştı. Mantık dışı mekanikleri sırf sözsel çark takımına açık oyun imkanı vermek içinmiş gibi gözüken ama kimsenin hiçbir kelimesinden şüphe etmediği bu gösteriden cesaret alan Duchamp, bekar bir makine tarafından çıplak bırakılan bir Gelin fikrine sarılmıştı. Sonraki sonbahar, aynı tayfa, tufani bir fırtınanın içinde geçen araba yolculuğundan sonra Gabrielle Buffet’nin ona miras kalan evine sığınmayı teklif ettiği Jura’nın küçük bir köyü Étival’e varmıştı. Odunun koca alevleri, alkol, neşeli ve sıcak bir söz teatisi. Picabia, Apollinaire’i onun Soirées de Paris’inin (Paris Akşamları) lirik yükselişleriyle diriltmişti. Onu yeni çalışmalarla bu yükselişleri zenginleştirmeye ikna etmişti. O, Picabia, aralarındaki tek zengin, Soirées de Paris’in resimli bir edisyonunu finanse edecekti. Mart 1913’te koleksiyonu Les Peintres cubistes (Kübist Ressamlar) adı altında yayınlayan Eugène Figuière idi. Sadece 25 yaşında olan Marcel Duchamp, resim kariyerinin bitişini işaret eden ünlü tablolarıyla sondan geliyordu: Nu descendant un escalier (Bir Merdivenlerden İnen Çıplak), Le Roi et la Reine entourés de nus vites (Hızlı Çıplaklarla Çevrili Kral ve Kraliçe)…

Marcel Duchamp, “Apollinaire öylesine bir şeyler ileri sürüyor… Yapacağım şeyi bazen tahmin ettiği de söylenmeli” diye cevap vermişti, Entretiens’inde (Söyleşiler) Apollinaire’in “belki de Sanat ve Halk’ı uzlaştırmak, Marcel Duchamp kadar enerjiyle meşgul, bir o kadar da estetik gayelerinde özgür bir sanatçıya nasip olacak” çözümlemesi üzerinden onu sorgulayan Pierre Cabanne’a. Öylesine bir şey ve sanki bu Apollinaire’in gerçek kehaneti? Bisikletin öylesine bir tekerleği, sokakların isimsiz kızı, öylesine halka açık olmadı ünlü bir tuvalet, öylesine bir şey, şeyler ya da hiçler, söz oyunları ve Duchamp’ın modernitenin gurmelerine ve dişleri hala kamaşmış duran herkese çiğnemeleri için verdiği tuz taneleri.
Jean Suquet