اِيشْ عَلَيَّامِنّي

ARTAUD ETKİSİ: HASTALIK NEDİR NE DEĞİLDİR. -ŞİİR İÇİN BİR ÖN GEREKSİNİM

 23,10

Açıklama

10,5 CM x 14,8 CM 24 S.
Bir FUCK YOUR UNDERGROUND BACKSTREET PUBLISHING edisyonudur

4. Baskı

Temsili Cinsel İlişki,
Sıkıcı Gerçeküstücüler,
Biri Gibi Yazmak ve Birine Doğru Yazmak,
İfade Edilen Hislerin Eğitici Hoşgörüsü,
Kürtaj Hakkında Kafa Şişiren Başkişiler,
Aklını İrlanda’da Kaybetmek,
Kurgunun Bok Kokusu,
Throbbing Gristle,
Test Dept,
Einstürzende Neubauten,
“Zulüm” Sözcüğünün Savunması,
Televizyonda Hayali Transseksüel Orospular,
Madam Göt


Derrida: “Artaud’un nöropatolojik eziyet diye tabir ettiği şeyi edebi bir his yahut aptalca bir nezaket sebebiyle görmezden gelmek kesinlikle ikiyüzlülüktür. Dahası, bu türden bir ikiyüzlülük hakarettir. Adam hastadır.”
Ben üniversitede oynarken yaşamın karmaşıklığını, haylazlığını ve çeşitliliğini azaltıp onu sığlaştıran, geride yalnızca dışkı kalıntısı bırakan belli bir tür oyun ve tiyatro vardı. Konuya dayalı salon tiyatrosundan bahsediyorum. Bu oyunlardaki başkahramanlar kürtaj, ötenazi veya kilise ile devlet hakkında çene çalarak boş boş oturur ve birisi monologunu tamamladıktan sonra ağlamaya başlar. Artaud’un horgörüsü öğreticidir: “Esasen hiçbir gerçek his aktarılamaz. Onu ifade etmek ona ihanet etmektir. Ancak onu aktarmak, gerçeği gizlemek içindir. Gerçek ifade, dışavurduğunu saklar.”
Eğer teklif edilen satırların dışında gerçek bir Zulüm Tiyatrosu olsaydı tiyatro nasıl olurdu? Mesela Yaşayan Tiyatroya, video ve yazılı belgelerden anladığım şekliyle, hayranlık duyuyorum. Uygulamalı Zulüm Tiyatrosu gibi bir şeyi savunuyorlar. “Paradise Now” veya “Dionysus in 69”: Bunlar izleyicilerin arasında koşuşturarak bağıran insanlardan oluşuyormuş gibi görünüyor. Dördüncü Duvarı Kırmak. Bağırılan sözcükler Vietnam ile mi ilgili? Amerikan kapitalizminin vahşiliği? İnsani şeylerin adaletsizliği ve eşitsizliği mi? Öyleler. Belki de bu devrim şu anda biraz tuhaf hissettiriyor. Ancak neden bu tür bir oyun fikri ile, Yaşayan Tiyatro ve Jerzy Grotowski ve diğerlerinin çalışmalarıyla, bu denli büyülenip duygulanabiliyorum öyleyse? Çünkü bunlar kendiliğinden, şimdi oluyor ve yaşamı canlı tiyatroya geri getiriyorlar.