Artık Sana İhtiyacım Yok

Artık Sana İhtiyacım Yok

 12,00

Kategoriler: , Etiketler: , ,
000

kitap.
48 sayfa
13,5 x 19,5 cm
70 gram
230 gr. karton kapak
ISBN: 9786257974066
Fiyatı 12 TL

Kargolama işlemi 13 Ocaktan itibarendir.

YAZAR HAKKINDA

Arthur Miller 1915’te New York’ta doğmuş ve Michigan Üniversitesi’nde eğitim görmüştür. Miller’ın yazdığı oyunlar; All My Sons (1947), Death of a Salesman (1940), The Crucible (1953), A View From the Bridge and A Memory of Two Mondays (1955), After the Fall (1964), Incident at Vichy (1965), The Price (1986), The Creation of the World and Other Business (1972) ve The American Clock (1980). Miller, oyunlarına ek olarak iki roman yazmıştır; Focus (1945) ve 1960’ta filme uyarlanan The Misfits. Inge Morath’ın In Russa (1969), In the Country (1977) ve Chinese Encounters (1979) adlarıyla basılan üç fotoğraf kitabının metinlerini yazmıştır. Son çalışmaları ise bir biyografi sayılan Timebends (1987), oyunları The Ride Down Mt. Morgan (1991), The Last Yankee (1993), Broken Glass (1994) ve Mr. Peter’s Connections (1999), Echoes Down the Corridor: Bütün Makaleleri, 1944-2000 ve On Politics and the Art of Acting (2001). New York Tiyatro Eleştirmenleri Çemberi Ödülü’nü iki kez kazanan Miller 1949’da Pulitzer Ödülü’nü kazanmıştır. Ulusal Kitap Vakfı’nın 2001 yılı Amerikan Edebiyatına Seçkin Katkı Madalyası’nın sahibidir. 2002’de Asturias Prensi Ödülü’ne ve 2003’te Kudüs Ödülü’ne layık görülmüştür. 2005’te vefat etmiştir.

İÇERİK TANITIMI

…okuyucuyla, yabancılarla bir bağ kurduğumu esas öykülerde hissettim. Oyun yazmanın agresif bir yanı vardır; eğer dostane ve sevecen bir sanat dalı varsa o da öyküdür. Çehov’u oyunlarından ziyade öyküleri, Shakespeare’i ise en azından öykülerin muadili sayılabilecek soneleri aracılığıyla daha iyi tanıyormuşum gibi gelir. Hemingway, öykülerinde romanlarına nazaran kuşkusuz daha belirgindir, daha az gizli saklı ve soğuk şekilde profesyoneldir. Doğru, “Kazaklar”da veya “İvan İlyiç’in Ölümü”nde, “Savaş ve Barış”a nazaran insanın nefesini kesecek daha az an vardır, ama aynı zamanda inandırıcı bulmayacağı daha az şey de… Belki işin büyüsü budur. Öyküde, bağlantı köprülerinin daha kısa, somuta daha yakın olmasından dolayı gerçeklikten çok uzaklaşılmaz; böylece beklenmedik şaşkınlıklar yakalanabilir. Ne de olsa yazmanın da okumanın da amacı bu değil midir?