Jack Kerouac

 22,00

Kategoriler: ,

Açıklama

20 cm x 24 cm
28 sayfa
albüm boy

Kerouaclar telefon kullanmıyorlardı. Ted Berrigan, Kerouac ile birkaç ay evvel irtibat kurmuş ve onu röportaj için ikna etmişti. Buluşma vaktinin geldiğine kani olduğunda Kerouacların evinde öylece belirivermişti. İki arkadaşı, şair Aram Saroyan ve Duncan McNaughton eşliğinde gitti. Kerouac kapıyı açtı, Berrigan ona hemen adını ve ziyaretinin sebebini söyledi. Kerouac şairleri iyi karşıladı ama onları içeri almadan önce çok kararlı bir kadın olan karısı Kerouac’ın önüne geçti ve gruba derhal gitmelerini söyledi. “Jack ve ben aynı anda konuşmaya başladık, “Paris Review/Röportaj!” vb. diyorduk, Duncan ve Aram arabaya doğru sıvışırlarken, Berrigan röportajı hatırlatmaya çalışıyordu. Her şey bitmiş gibiydi ama kibar, makul, sakinleştirici ve arkadaşça olmasını umduğum bir tonda konuşmaya devam ettim ve çok geçmeden Mrs. Kerouac içki içmemek şartıyla bizi yirmi dakikalığına içeri almayı kabul etti.
İçeri girdiğimizde, Mrs. Kerouac ciddi bir amaç peşinde olduğumuzu anladığında daha arkadaş canlısı davrandı ve röportaja başlayabildik. Görünen o ki insanlar hala On The Road’ın yazarının peşindeler; günlerce kalıp, likör içip Jack’i ciddi uğraşlarından saptırmak için Kerouaclara sürekli uğruyorlar.
“Zaman geçtikçe atmosfer önemli ölçüde değişti ve Mrs. Kerouac; yani Stella, kibar ve cana yakın bir ev sahibesi olduğunu kanıtladı. Jack Kerouac hakkındaki en şaşırtıcı şey tıpkı eserlerindeki gibi sihirli sesi. Bu ses çabucak en sersemletici ve beklenmedik değişiklikleri yapabilir. Bu röportajda da dâhil olmak üzere her şeyi belirliyor sesi.”
“Röportajdan sonra, Başkan Kennedy’ninki gibi sallanan bir koltukta oturan Kerouac büyük bir sandalyeye geçti ve ‘Siz çocuklar şairsiniz demek ha? Peki, biraz şiirlerinizi dinleyelim'” dedi. Yaklaşık bir saat kadar daha kaldık, Aram ve ben bazı şiirlerimizi okuduk. Sonra ikimize de kısa süre önce yazdığı bir şiirinin imzalı birer kopyasını verdi ve ayrıldık.”