KONFORMİST

 14,00

Açıklama

KONFORMİST – Metin Celâl
KUŞE, LİMİTLİ ÖZEL BASKI, 36 SAYFA, TEL DİKİŞ
1. BASKI 1993 EKİM, KORSAN YAYIN, ISTANBUL 2. ÖZEL BASKI SUB PRESS 2020 HAZIRAN ISTANBUL

Bu ÖZEL BASKI yazarın ve yayıncının kopyaları dışarıda tutularak sınırlı adette ve sadece sitemizde okura sunulmuştur.

Yeni baskıya bir ön not

Kitabın sonundaki iki dizenin altında “22 Aralık 1989 – 15 Haziran 1992 Köln” ibaresi var. Benim için çok şey anlatan bir tarih aralığı ve yer adı.
1989’un sonunda tatsız bir meseleyi bahane ederek yurtdışına çıktım. Köln’e gittim. Hiç tanımadığım, uzaktan da olsa görmediğim, sadece isimlerini ve adlarını bildiğim insanlar dostluk adına kapılarını açtılar, misafir ettiler beni. Yatak verdiler, yemek verdiler, dostluklarını, dertlerini, günlerini paylaştılar.

15 Haziran 1992’ye kadar Köln’de yaşadım. Düzenli bir gelirim, sürekli bir işim yoktu. İnşaatlarda amelelik yaptım, apartmanların merdivenlerini sildim, pazarda tişört sattım.

Bir süre sonra hayatım biraz daha düzene girdi. Bir burs kazandım. Öğleden sonraları Almanca kursuna gidiyor, akşamları bir manav dükkânının temizliğini yapıyordum. Sabahları benimdi artık. Sessiz bir odada, ödünç bir masada yazıldı bu şiirler.
Şimdi tekrar okuduğumda hem Köln zamanlarının nostaljisini, yani vatan özlemi, kendi şehrimi, İstanbul’a, sevdiğime, sevdiklerime ve eve duyduğum özlem yansımış dizelerime hem de o yıllarda okuduklarım, düşündüklerim, tartıştıklarım. Bilenlere ortak anıları anımsatacak dizeler de var. 80’lerin son yıllarında Türkiye’de yaşadıklarımızdan esintiler de.

Şanslıydım. Misafir olduğum evlerdeki arkadaşlarım okuyan insanlardı. Bol bol okuyor, bol bol konuşup tartışıyorduk. Söyleşilerimiz siyaset ağırlıklıydı ama felsefeyi de, edebiyatı da, şiiri de ihmal etmiyorduk. Çok güzel şarkı söyleyenler, şahane saz çalanlar vardı. İstanbul’da olsam belki hiç yolumun kesişmeyeceği insanlar tanıdım, günlerimi, gecelerimi, masaları paylaştım.

Bu yeni baskı vesilesiyle otuz yıl öncesine baktığımda “güzel günlermiş” diye düşünüyorum. Oysa o sıralarda sorsalar “çok güç bir yaşam” derdim. İlk fırsatta İstanbul’a döndüğüme göre o zamanlar kendimi hiç iyi hissetmediğim de söylenebilir. Yıllar geçip yaşanmışlıklar eskiyince insanın duyguları da değişiyor, geçmişe daha iyimser bakıyor herhalde.

Ben Köln’deyken şair ve müzik eleştirmeni arkadaşım Orhan Kahyaoğlu, gerçek bir şiir aşığı olan Ferdi Arutan ve şair Enver Ercan’la birlikte Sombahar şiir dergisini kurmuş ve Korsan Yayınları’nda şiir kitapları yayımlamaya başlamışlardı. Sombahar’a sürekli yazıyordum, dergide benim için bir özel bölüm de yapmışlardı. İstanbul’a döndüğümde Orhan “Şiirlerin birikmiştir, bir bak bakalım bir kitap olabilir mi?” diye sormuştu. Onun verdiği şevkle şiirleri derledim ve hızlıca kitaplaşıp yayımlandı. İyi de olmuş. Şimdi tekrar okuduğumda şiirlerden ve kitaptan memnun olduğumu hissediyorum.

12.06.20 “Karantina günleri” Tünel, İstanbul.