laibach laibach’ı anlatıyor

İndirim!

 14,00  11,99

15 adet stokta

Kategoriler: , Etiketler:

Açıklama

limited.
10x15cm. 20 sayfa. BOOKLET.

“Yugoslavya 1980. Sanat ve ideoloji kaçınılmaz olarak birbirine karışmış halde. Ölümünün ardından Tito, hiç olmadığı kadar gündemde. İdeoloji ve silah eğitimi okullarda, üniversitelerde ve fabrikalarda devam ediyor. Fransız teorisinin, tüketimin, ana-akım Batılı rock ve popun, kavramsal sanatın ve Sloven Punk sahnesinin yanı-sıra devlet sosyalizmi üzerine birçok batılı klişe gündemde kabul görüyor. Laibach’ın doğduğu politik ortam, çelişkili liberallik ve Yugoslav sis-teminin baskıcı eğilimleri arasında artarak kutuplaşıyordu. Yani hazır-yapım molotof kokteyli için gerekli tüm uçucu malzemeler el altındaydı. Peki ilk kokteyli kim yakacaktı, onu hangi yöne fırlatacaktı, hangi güdülerle fırlatacaktı? İşte mesele buydu. Laibach, çoklu-ortama sahip kavramsal bir topluluk olarak, sanat ve ideoloji arasındaki ilişkiyi keşfetmek ve yalnızca kendi sistemlerini değil, tüm sistemlerdeki çelişkileri ortaya çıkarmanın otonom yollarını bulmak için yaratılmıştı. Kâh öngörüyle kâh sistematik olarak Laibach, gittikçe yabancılaşan paradoksal ortamın koordinatlarını yeniden belirleme amacıyla yola çıkmıştı. Kendi yansımasını yaratmak için Laibach, avangart ve kavramsal sanat yaklaşımlarını (örneğin Duchamp, Beuys, Warhol, Fluxus) John Cage, Kraftwerk’in izlerine ek olarak elektro-akustik müzik etkileri, İngiliz industrial, post-punk, Fütürist ve avangart müzik ile karıştırdı. Laibach bunların hiçbirini Yugoslavya’ya tanıtmadı, bunun yerine hepsini yeni-den işledi. Bunların hepsi zaten kozmopolitan sanatta, Belgrad ve Zagreb’in entelektüel çevrelerinde ve Ljublana Radio V Student yayınlarında mevcut olan şeylerdi. Laibach’ın etkilerinin menzili ve bilgi dağarcığı Yugoslav kültürünün önceden varolan karmaşasını açıklıyordu. Yine de Laibach bu batılı kültürleri bilindik muhalif bir edayla övmüyordu elbette. Yugoslavya’da en uç Batılı rock ve popun dışında her şeye serbest-çe erişmek mümkündü. Hayalperest popüler müzik aktif olarak sistem tarafından özendiriliyordu ve sonuç, statüko ve tavizleri yoluyla mutlak bir şekilde tehlikeliydi ve deforme olmuş-tu. En başından beri Laibach’ın duruşu önceden sunulmuş görünümlerden ziyade daha karmaşık ve değişkendi ve ayrıca sistemi sorgulayışları idealizm kaybı için bir ağıttı: “Laibach asla muhalif bir grup olmadı. “Biz Yugoslavya’dan ve onun rejiminden ‘nefret’ etmedik ve üstesin-den gelmek istemedik. Tam tersine onu daha
güçlü, daha iyi ve daha etkili hale getirmek iste-dik. Ama artık çok geçti. Yugoslavya, sürrealizmin sonlarında ve hiper sosyal realizm döneminde kuruldu. Modernizmde doruğa ulaştı ve postmodernizmde çözülmeye başladı. Aslında bu homojenleşmiş modernist bir dış görünüş değil, derleme bir retroformasyondu. Yugoslavya’nın ayrılışı, sistemin değişikliği ve bunu takip eden savaş Ütopyan rüyanın mantıklı bir sonuydu.” […]