MARCEL DUCHAMP’IN MAKİNESİ

 4,00

10 adet stokta

Kategoriler: ,

Açıklama

MARCEL DUCHAMP’ın makine ve mekaniğe olan ilgisi en iyi, onun, sanatçı için içinde “acı çeken insan ile yaratan zihin” arasında pozitif bir ayrım barındıracak bir ‘kişidışılığın şiiri arayışı’nın bir sonucu olarak anlaşılabilir.1 Kendini kendi fantezilerinden uzak tutmaya çalışırken, Duchamp dokunaklılığı zevke, duyguyu düşünceye dönüştüren bir aracın peşindeydi. Onun dönüştürme mekanizması garip bir mekanizmaydı, ama esasen, varolmadıkları takdirde onun ruhsal dengesinin sürekliliğinin sağlanamayabileceği vekil nesne ve yapılara çelişkileri yansıtacak ve heyecanları damıtacak bir “yerdeğişim oyunu” keşfetmekten ibaretti. Elizabeth Sewell’ın “anlamsızlık sahası” olarak adlandırdığı kişisel ama manalı bir şekilde kişidışı eğilimleri kullanan Duchamp, heyecanlı hayalinin sanatsal ürünlerini, estetik değerliğinde progresif bir makineleştirme yoluyla disipline sokmuştu. Duchamp makineyi yönlendirilmemiş çağrışım ve filtresiz hayallerin çalkantılı enginliğine karşı giderek daha da belirginleşen, katı bir tezgah olarak kullanarak, zihnini, daha önceleri Laforgue’cu bir “üzgün genç adam” olarak yakasını bir türlü bırakmamış alabora edici etmenlerden “hijyenik olarak” kurtaran bir anlamsızlık sanatı yarattı.