MINA LOY Serisi Özel Set

İndirim!

 90,00  60,00

Kategoriler: , , Etiketler:

Açıklama

4 ayrı nesneden oluşur
KUŞE
özel karton kapak
10×20 cm ebatında 4 kitapçık
62 sayfa

Bizim için her yayımladığımız kağıt parçası dünyanın en değerlisi, lakin Loy kıymetlimiz, Şenol’un tabiri ile “geç kaldığımız için özür dileriz ama biz insanız ve yetişemiyoruz boşluklarımıza”

Şenol Erdoğan’ın “yıllardır nasip olmadı” diye diye yayıma hazırladığı ve 4 ayrı gövdeden oluşan Mina’nın da dünyada öne çıkan ana -çok önemli dört metni olan bu 4 kitapçık tek bir paket olarak sizlere sunuluyor, 4 ayrı kitapçık olarak satışa sunmanın hiç bir manası yok zaten, çünkü bu kemikleşmiş dört metin farz konumunda. peki neden tek bir kitap değil de 4 kitapçık, bu da metinlerin dokusuna bağlılık, onların manifestosal yapısı, sesleniş üzerine kurulu yazınsal tarzları zaten ayrıksı gövdeler. koleksiyonluk ve gözünüz gibi bakacağınız çok özel bir çalışma. değerli desteklerinden dolayı Şenol Erdoğan birlikte heyecanını paylaşan, metinlerin Türkçe okunmasını sağlayan Müge Demirtaş’a teşekkürlerini sunar.

Mina Loy 27 Aralık 1882’de Londra’da doğdu. İngiltere’de ve Almanya’da sanat eğitimi gördü ve bir ressam olarak da başarıyı yakaladı; resimleri 1905 yılında ünlü Salon d’Automne’un sergisine dahil edildi. Birkaç yıl sonra Paris edebiyat ve sanat toplumunun kalbinde olan Loy, Fütüristlerle ve Gertrude Stein de dahil olmak üzere sürgün edilmiş yazar ve sanatçılarla vakit geçirdiği Floransa’ya taşındı. Bu dönemlerde dergilerde şiir yayımlamaya başladı. I. Dünya Savaşı başladığında, 1916’da Amerika Birleşik Devletleri’ne taşınmadan önce bir hastanede gönüllü hemşire olarak görev yaptı.
Loy, New York’taki avangart hareketin bir parçası oldu. Feministliği ve modern şiirleriyle tanındı. Şiirleri; özellikler savaş zamanı yazdıkları genellikle seksle ilgiliydi. Bununla birlikte, şiirleri birkaç muhafazakâr çağdaşını rahatsız etti. Marianna Moore, Loy’dan tedirgin oluyordu ve Amy Lowell, Loy’un “Love Song” unun Others dergisinde yayımlanmasına o kadar sinirlendi ki, dergiye artık yazı göndermeyeceğini söyledi. Conrad Aiken; “Mina Loy’un tentakül titreşimlerini… önemsemeden okumaya devam edin” diyerek okuyucuları teşvik etti ve John Collier, Loy’un şiirlerinden ” objektif standartlara duyulan bir ihtiyaç” olarak bahsetti. Yine de, aralarına William Carlos Williams, Marcel Duchamp ve New York Dada grubunun üyelerinin olduğu-1918’de evlendiği şair ve boksör olan Arthur Cravan’da dahil olmak üzere bir çok hayranı vardı.
Loy 1923 yılında Paris’e döndü ve orada Lunar, Baedecker’i yayımladı (Contact Publishing, 1923). Bu şiir derlemesinin ardından görsel sanatlara ve düzyazıya yoğunlaştı. Bir sanatçı olmasının yanı sıra Loy; Fütürist, Dadaist, Sürrealist, feminist, kavramsalcı, modernist ve post-modernist olarak imlendi. Sanatında bazı materyaller kullanmayı denedi; I.Dünya Savaşı’yla yağlı boyadan mürekkep kullanmaya, 1920’lerde aydınlatma aksesuarları üretmeye ve son olarak da Manhattan’ın çöp tenekelerinden ve sokaklarından toplanmış eşyaları içeren heykelciklere geçti. Görsel sanata yazılarından daha fazla bağlıydı, hayatının sonlarına doğru ” asla bir şair olmadığını” iddia ediyordu.
Loy; son yıllarında bir münzevi gibi yaşadı, ün kazanmak gibi konularla ilgisi yoktu. Mina Loy; arkasında 1940’larda yazdığı bir şiir koleksiyonunu ve Isadora Duncan’ın bitmemiş bir biyografisini bırakarak 25 Eylül 1966’da Aspen, Colorado’da öldü.
1921’de Ezra Pound, Marianne Moore’a şunları yazdı: “Amerika’da, sen hariç, Bill ve Mina Loy dışında şiir hakkında yazabilecek kimse var mı?” Fakat avangart şair Loy on yıllar boyunca modernistlerin birçoğunun yanında neredeyse görünmez kaldı. Birçok yazar ve sanatçının biyografilerinde; Djuna Barnes, Marcel Duchamp, Ernest Hemingway, James Joyce, Marianne Moore ve Gertrude Stein de dahil olmak üzere ondan bahsedilirken Mina Loy’un 1996 yılına kadar kendi biyografisi yoktu.