Toute nation a le gouvernement qu'elle mérite.

Patois – Patwa Poetikası

 24,00

Kategoriler: , , Etiketler: , , , ,

Açıklama

12 x 18 cm
36 syf

Etnikdilsel Kimlik Teorisi’ni Creole’deki şiirin nedenlerini, kapsamını ve önemini anlamak için bir çerçeve olarak kullanarak, bu şiirin onlar için olumsuz bir sosyal kimlik belirleyen şeye, topluluklar arası haksız bir duruma karşı Batı Hintli siyahilerin tepkisi olduğunu kanıtlamaya çalıştım. Bu, Batı Hint lehçesinin “işaretli” bir seçim olduğu Britanya’da, Creole seçiminin neden daha yüksek göründüğünü açıklayabilir. Siyahilerin deneyimlerine gösterdiği tepki hiçbir şekilde homojen değildir. Bu çeşitlilik, bazı şairlerin neden standart İngilizce yazarken kendilerini rahat hissettiklerini, diğerlerinin ise reddettiğini açıklayabilir.
Etnikdilsel Kimlik Teorisi’nin ortaya attığı üzere (Giles ve Johnson, 1987), Creole’deki şiirlerin çoğu; yazarların, dili kendi kimliklerinin önemli bir sembolü ve canlılıklarına dair yüksek bir kavrayış gibi gören bir toplulukla ve beyaz İngilizlerle tehlikeli sosyal karşılaşmalarla güçlü ve öznel özdeşleşmesini ifade eder. Etnik tarzlarının vurgulanması, baskın toplulukla karşılaşma sürecinin bir parçasıdır ve sonuç olarak daha olumlu bir sosyal kimlik üstlenmek için stratejilerin benimsenmesini sağlar. Şairler veya edebiyat eleştirmenleri kendi topluluklarının statüsünü değişken olarak gördüklerinde; pek çok şair, yeterli beceriye sahip olmalarına rağmen standart İngilizceyi kullanmamayı seçti ve bazı eleştirmenler Karayipli yazarlardan standart İngilizce kullanmayı reddetmeyi gerektiren bir etnik dayanışma talep etti. Böylece şairler ve eleştirmenler, Creole aracılığıyla salt bir savunma mekanizması ya da bir meydan okuma sembolü yaratmaktan çok alternatif bir sosyal kimlik oluşturmaya çalıştılar.
Afro-Karayipli yazarların günlük yaşamlarında kullandıkları dili kullanması, Batı Hint Adaları üzerinde ciddi bir etkiye sahip olabilir. Creole’de İngiliz edebiyatının varlığının sadece dilbilimsel, edebi, kültürel ve politik çıkarımlar yönünde olması muhtemeldir, en önemlisi ise muhtemelen Creole’ün meşruiyetine, değerine ve normalleşmesine yaptığı katkıdır. Buna yönelik olumlu bir uluslararası tepki, uzun yıllar süren sömürgecilikten sonra kuşkusuz “ulusal kültürün büyümesi ve bu kültüre karşı duyarlılığın ve bilincin gelişmesiyle ilişkili” etnik ve ulusal değerlerin doğrulanması olacaktır (Le Page, 1969: 1). Bu İngiliz yazarlar, gelecekteki Karayip yazarlarının önünü açacak ve yakında olgunlaşacak yeni bir edebiyat için potansiyel bir okuyucu kitlesi yaratmaya yardımcı olacaktır. Çalışmaları, lehçe ve standart dil arasındaki karşılıklı etkinin şekillendirdiği edebi bir dilin; Batı Hint bilincini, eskiden sömürgeleştirilmiş ama artık zihinsel ve dilsel olarak sömürgeleştirilmeyi reddeden insanın zihnini ifade edebilen, biçimlenebilir ve esnek bir araç olduğunu kanıtlayan bir ifade aracının şekillendirilmesine katkıda bulunacaktır.
Gumperz’ın iddiasına göre (1982: 7), Patois’teki siyahi İngiliz şiirinin sosyo-psikolojik bir yorumu, sosyal kimlik ve etnik yapının büyük ölçüde dil aracılığıyla oluşturulduğunu, korunduğunu ve kendi etnik ve sosyal kimliğimizi yarattığımız değişkenler ve sınırların, edebiyat yoluyla da iletişimsel anlamda üretildiğini kanıtlar.