Toute nation a le gouvernement qu'elle mérite.

Seks İşçileri Antolojisi

 36,00

Stokta yok

Açıklama

YENİ BASKISI HAZIRLANIYOR, EN KISA ZAMANDA SİZLERLE.

12×18 cm
36 yazar-şair

Özel Teşekkür: Kitabı dokuyan eşsiz insanlara. Doğru çeviri ve editöryel katkısı için Buğra Aksoy’a, eserin fiziksel varlığını sağlayabilmemizde başrolü oynayan Ebru Akkaş’a, küçük büyük soyut somut desteği dokunan herkese, New York – Kanada bağlantısını sağlayan ve vareden Seda Garzanlı’ya, yardımlarıyla rotamızı sabit tutan Nergis Yankı’ya. VE kesinlikle ve kesinlikle fabrikayı bir anlığına boş bırakmayan koleksiyoner bröveli nadir ve sadık asla kaybolmayan çekirdek okura! Ve az sonra sipariş verecek olan SANA!

Bu kitap maddi ve manevi dayanışma ile somut hale getirilmiştir.

Genç, yaşlı, rasizme maruz kalmış, yerel, göçmen, mülteci, queer, trans, x gender seks işçileri tarafından yazılmış olan bu metinlerin öyle geniş ve muazzam bir etki alanı ve hitap sahası var ki inanılmaz. Her konuda gerçeği söyleyen çünkü gerçeği saf haliyle yaşayan bireylerce yaşamlarından, hafızalarından, travmalarından kaynak bularak bizlere lütfedildiler. Şayet acı, kişinin kendisinde iyileştirici bir güce dönüşe biliyorsa emin olmalıyız ki bu güç insanlara bulaşacak denli yücelebilir. Zamanımız tüm mücadele çeşitliliğine rağmen yeryüzünde geleneksel olarak algılanan dayatmacı devlete bağlı cinsellik algısı ve kalan tüme karşı geliştirilen fobinin an be an yükseldiği bir zaman -hala, ve yasakçı zihniyet tarihin geçmişindeki, derinliklerindeki hataları aratmayacak imzalar atmaya o kadar istekli ki. Bu kitabın insanları olası tüm ikiyüzlülükleri reddediyor! Ne yazık ki zamanımızın insanının boynunda taşıyabildiği bir onur kolyesi değil bu onurlu reddediş. Trans, queer, erkek, kadın, yaşamda ve aşkta akışkan olan -sokak işçileri, göçmenler, gençler, beyaz olmayanlar, istismardan kurtulanlar- genellikle en marjinalleştirilmiş seks işçilerinin seslerini merkeze alan ve kendi sahasında edebiyat ödüllerine boğulan -ki bu ödül zihniyetinin yandaşı değiliz- bir çok çalışmanın ortak zirvelerini bir araya getirerek örülen bu kitap, “travma” şayet sizin için sadece uzakta bir sözlükteki kelime ise algınızı ve baktığınız açıyı değiştirmek istiyor, bunu gerçekten arzu ediyor, bize verilen, ya da şans eseri içine düştüğünüz ama hepimizin adına hayat dediği bu eşzamanlılığı; huzurlu, barışa dönük, zihinsel zedelenmelerden ve sınıflandırmalardan uzakta, onları yok ettiğimiz bir dünyada yaşamamız gerekmiyor mu! Hala hayır diyorsanız kitaptan sonra tekrar konuşalım. Ama konuşalım. Yeryüzünde travmalar, seks işçiliği yüzünden var olamaz, dünya algısı hastalıklarda boğulmuş toplum mühendislikleri yüzünden var olabilirdi, oldu. Sadece insana yönelik değil bu, dahili olduğumuz gezegene tüm bileşenleri ile. Sadece seks işçiliği ile ilgili de değil, herkes için cinsel olasılıklar ve kendi kaderini tayin hakkı ile ilgili de konuşuyoruz. Bu kitabın ve insanlarının taşıdığı değer net olarak şu arzuda zirve yapıyor: DÜNYAYI YENİDEN YARATMAK İSTİYORUZ. Çünkü bizim adımıza yaptığınız her şey çok yanlış bir bütünü yarattı. Ve gerçekten artık insanların buna dayanacak bir gücü, sabrı kalmadı, yok! Olmamalı da zaten! Bu gerçekliğin ciddi anlamda hepimizi ateşe vermesi gerekiyor, bu yaşanmışlıkların metinselleşmiş bütünü üzerinden yaratılan seçki sadece bunu amaçlıyor! Boş lafı bırakıp, dijital çağ kurbanlığından vazgeçip gerçekten saflaşma zamanı geldiğini düşünmüyorsanız hatalı bir kâğıt yığınını elinizde tutuyor olabilirsiniz. Birilerinin rahatsız olabileceğini söyleyen başka birileri bile var, Tanrı aşkına, çok daha fazlasına maruz kalan milyon yaşam var! Bu bir geri tepmedir! Çünkü artık geri tepmeli!yiz! -Anonim