₺ 340,00
Açıklama
15cmX20cm, 136s
Bir yazarın fiziksel anlamda coğrafyası ile olan temasınız sorunluysa ya da hiç kuramadığınız bir temassa ve hele ki yazarın coğrafyasıyla bir meselesi varsa yani bir kültür ırgatıysa, değil onun gerçek dünyasına sözde ya da gerçek kurgu yapısına dahi girmeniz -hadi girdiniz diyelim, sıkıntılı olacaktır. Ben bunları şu an her ne kadar Jack Kerouac özelinde sarf ediyor olsam da Yaşar Kemal’in coğrafyası için de aynı gerekliliklerden bahsedebilirim. -kaldı ki örnekleri çoğaltabiliriz, gereksiz. Bu, geleneğin tamamı için böyledir, en basit anlamda Henry David Thoreau’nun Walden Pond’u, Conrad’ı için geçerlidir: o toprakları işleyen bir edebiyatı gerçek anlamda okumak ne yazık ki sadece kâğıt üzerinde mümkün olması olası bir gerçeklik değildir, mümkün değildir. Allen Ginsberg’in en değerli şiir koleksiyonu olan “Amerika’nın Düşüşü -Sub Press” adlı eseri bu mesele için bir ders kitabı niteliğindedir, bu kitap tam olarak, bütünüyle bir harita bilgisi kitabıdır, Ginsberg’in muhteviyatı ile ilişkiye girebilmek için gereken yeterlilik onu okumak değil coğrafya donanımlı şiir ve harita bilgisidir. Kaldı ki ülkemizde “milli park yazını”nın okur alışkanlığı olarak da oluşamaması noktasında bu coğrafi kültür problemi çok açık şekilde örneklenebilir -bunun farklı örneklerini yakın geçmişteki ülkemiz orman yangınları sorununu halkı tarafından bir kültür olarak üzerine giyilememesi ve sonucunda da doğal olarak bunu kendisine bir dert vazifesi edinememesi konusunda yazdıklarım da tam olarak aynı kültür sorunu çemberinin içinde yer almaktadır… Gereksiz olsa da not düşmek isterim ki hiçbir şekilde bahsettiğim şeyler bir “gezi-guide-turist” mantığıyla ilintilenmemelidir -kaldı ki bu tipolojilerin çeşitliliği ülkemize de yeryüzüne de en az kapitalin yöneticileri denli zarar vermektedir…
Ülkemizin imparatorluk sonrası kültürel çoklukla yaşadığı ehlileştirme probleminin köküne salt rejim değişikliğini muhafaza problemi konulduğundan dolayı aradan geçen hatrı sayılır bir yüzyıla rağmen ne yazık ki elimizde pek bir şey yoktur, küçük ve hasta derebeylikleri vb. vardır. Satmak ile kafayı bozmuş olan ve tamamen 1980 darbesinin mecburiyetleri üzerine kurularak şekillenen ülkemiz yayıncılığı “bireysel sektör” yapılanmalarından başka bir şey değildir. Bu anlamda her anlamda da olduğu gibi 25 senedir yürüttüğümüz bireysel çabalarımızın kendiliğindenliğinin görünmez otonomik yapısı bizim hem çözümümüz hem de manevi zırhımız ve ödülümüzdür. Satarokunmazlar artefaktında okuma eyleminin raşitik çarpıtılmışlığı ve çarpıklığıyla ticari bireysel yaşam sürüş çabalarını yani “dükkancı”lığı yayıncılık olarak gören mekanizma en nihayetinde batacak ve yok olacaktır -ki bunu şimdi, şu an dahi güçlü olarak görmekteyiz. Önemli olan; satmak ve satmakla hayat geçimini sağlamak zavallılığının dışında geliştirdiğimiz yayıncılık ve okur gerçekliğinin yeni kuşak yaratıcılar tarafından doğru algıllanması ve ilkeli olarak yürütülmesidir. Kitap, maddi bireysel sorunlarınızı çözmek için bir ticari organ ve yöntem değil, sağlayabileceğiniz maddi olanakları kitabın ve okurun yaşamına sunabilme gerçekleğinizdir aslolan. Bu anlamda Jack Kerouac ülkemizde -bir çok büyük küçük yazar gibi, kısmi kitapları satan ama okunmayan ve küçük yapıların içre dünyasında varlığını gerçek dokusuyla sürdüren bir isimdir -bu yazar hayattayken ve de kendi kıtasında dahi böyleydi, böyledir. Diğer yandan Kerouac ticari bir başarısızlık ama popüler etki sağlayan maddi getirilerinden dolayı da bir vazgeçilmezliktir.
Kerouac üzerine gerçek azınlık okurun tüketebileceği çokça çalışma yapan tarafımız bu eserde de aynı mantığı esas almıştır: burada görmezden gelinen, duyulmayan, duyulmak ve de görülmek istenmeyen gerçek Kerouac vardır. Yılda milyonlarca Franz Kafka satan bir ülkede yaşıyorsunuz etrafınıza bakın ve söyleyin: yılda milyonlarca Kafka’nın satan bir ülkede yaşadığınıza dair okur etkilerini gördüğünüz bir ülkemi ülkemiz!
Daha evvel yayımlamış olduğumuz bir Kerouac çıkış noktası biyografisi eserin en başında yer alır, bu onun ailesel göç ve doğum ve de temel atma noktasında yaşamını çeşitlendireceği habitatı algılamak için esas olan gerekliliktir. Sonrasında ise emekleyen, büyüyen, devleşen ve “allah belanızı versin” nidasıyla köşesine çekilen Kerouac’ın politik, edebi vd. tüm metinsel dönüşüm-yürüyüş çeşitlemelerine denk geleceksiniz. Bu metin seçkisini müstakil olarak da neşretmiştik ziyadesiyle. Çok ünlü olan futbolculuğuna dair görmezden gelinenliklerden tutun, olumlu olumsuz eleştirilere hedef olan muazzam jazz yazarlığına değin nebatat bu toprak dahilinde, zirveyi ise gerçek anlamda bir zirve türü ile; onun kıymetli “emeklilik” söyleşisi ile yapıyor eserimiz, kaldı ki Aram Saroyan gibi bir Kerouac aşığı ve okuru tarafından gerçekleştirilmiş bir eytlem bu. Biz bu eseri de müstakilleştirmiştik.
iyi okumalar.
Beş (Şubat 1960)
Dünya tarihi kanlı, üzgün ve çılgındır – İlk Haçlı Seferi, haberi yayan ve Kudüs’e kadar yürüyebileceklerini düşünen silahsız bir yoksul halk kalabalığına önderlik eden Keşiş Peter’dan başkası değildi, içlerinden Parasız Walter uzun adımlarla önden yürüdü büyük, uzun bir asası vardı ve asla başaramadılar, hepsi deliydi – İmparator Frederick Barbarossa bir nehre geldi ve birliklerine at sırtında nasıl güvenli bir şekilde karşıya geçeceklerini göstermek istedi, bu yüzden tüm zırhıyla atı mahmuzladı. akarsuda, kendi gözlerinin önünde boğuldu – Çocukların Haçlı Seferi, Orta Çağ Avrupa’sının gri sisli yollarında çıplak ayakla dolaşan ve onları takip etmeleri için çocukları toplayan ve sonunda Alplerin karlarında can veren Fransalı Stephen ve Almanyalı Nicholas adlı iki küçük çocukla başlayıp bitti. Zavallı, darmaduman ordudan geriye kalanlar Müslüman pazarlarında köle olarak satıldı – Denizdeki her fosforlu hışırtı beni çocukların haçlı seferi gibi endişelendiriyor – Tarih, açıklanamayan uçsuz bucaksız bir hikayedir hiç mantıklı gelmiyor – İskenderiye Kalsedon Patriği Kutsal Cuma günü kendi kilisesinde bir kalabalık tarafından parçalara ayrıldı – Francis Bacon, bugünün ev soğutucularını onaylamak için kucağında ölü bir tavukla karda oturdu ve sonra zatürreden öldü – Voltaire’in güldüğüne ne şüphe! – 8. yüzyılın Danimarkalıları Kral Harold Wartooth tarafından yönetiliyordu – Krum, Bulgarların Kağanı ve Bağdat’ın Bilgesi Yahya’ydı – Harold Fairhair, Eric Bloodaxe’ı Ida Graymeadows’un bile asla hayal edemeyeceği nedenlerle büyük bir kayanın üzerinde öldürdü – 896’da Papa Formosus’un cesedi bir sandalyeye oturtuldu ve yargılandı – Senatrix Mazoria Papalarla yattı, Papaları doğurdu ve Papaları öldürdü – İznik ve Kalsedon Konseylerinde kilisenin her iki yanında oturan doğu rahipleri kutsal nef boyunca çılgın suçlamalarla aniden çığlık atmaya başladılar – İncil’in ilk İngilizce tercümanı John Wycliffe’in mezarı kazıldı ve kemikleri yakıldı – Huss bir Papalık Fermanı yaktı ve kendisi de yakıldı – Luther doksan beş Tezi Wittenberg Katedralinin kapısına çiviledi ve hemen bir rahibeyle evlendi. Sekizinci Henry, siyasi bir kriz içinde Luther’e kızdı ve Roma Kilisesine katıldı, ancak Anne Boleyn’le evlenmek için Roma kilisesinden hızla ayrıldı ama ondan da bıktı ve kafasını kesti – Denizde muazzam fırtınalara yakalanan denizciler sadece Deniz-canavarlarından korkuyorlardı – Rusya’nın altı-dokuzluk dev Çarı Büyük Peter insanları kendi elleriyle idam etti – Rusya nihayet aydınlandığında Çar II. Aleksander bomba atan nihilistler tarafından suikasta uğradı – Daha sonra bir grup işçi ve bir rahip Sevgiyle ‘’Tüm Rusların Küçük Babası” olarak bilinen Çardan birkaç söz istediler ve ağızlarından vuruldular – Fransa Kraliçesi Catherine de Medici, St. Bartholome Kilisesinde bir kraliyet düğünü düzenledi ve tüm Huguenotları davet edip orada katlettirdi – Otuz Yıl Savaşı, Habsburgları kıskanan Richelieu tarafından sonlandırıldı ve birçok insanı bir hiç uğruna öldürdü, bir Katolik Kardinal, bir Katolik Krala karşı Katolik bir ülkeye doğru at sürdü ve bir Katolik imparator Richelieu gece yarısı odalarında dudaklarının kölesi olabilirdi – Ateşlenmenin bilinen ilk tedavisi canlı bir örümceği şurup içinde yutmaktı – Semmelweiss, doktorların doğumda ellerini yıkamasını önerdiği için neredeyse çarmıha gerilecekti – Dostum – Dünyanın en mükemmel aptalı, bir fare bilgeliğinde – Büyük Habeas Corpus yasası, yalnızca komik bir katip, Meclis’in 350 pound ağırlığındaki şişman bir üyesi için on oyu not etmeye karar vererek Parlamento’da kabul edildi – John Randolph, Edward Livingston’a “ay ışığındaki çürük bir uskumru gibi parlıyor ve kokuyor” dedi ve Napoleon, Talleyrand’a ”çamur dolu ipek bir çorap” dedi – Napolyon’un askerleri soğuk Rus kışında şenlik ateşi içinde o kadar histerik bir şekilde kalabalıklaştılar ki en yakındaki adamlar ateşe atıldı ve yakılarak öldürüldü – 1870’in korkunç savaşına, bir barış telgrafındaki ifadesini değiştiren Bismark tarafından kasten göz yumuldu ve ardından gelen Paris Kuşatması sırasında Gambetta zeytin dolu bir BALON’la muhteşem bir şekilde kaçtı. İnsanlar ne zaman öğrenecekler, ister insan, ister hayvan, ister dünyevi ister başka gezegenlerden olsun tüm canlı varlıkların Allah’ın temsilcileri olduğunu ve her şeye bu şekilde muamele edilmesi gerektiğini, canlı, cansız veya doğmamış ve hatta boş uzay formunda olsa dahi hepsi Tanrı’nın vücut bulmuş halleri değiller midir