De Omnibus Dubitandum

YEZÎDÎLERİN EZOTERİK GELENEĞİ

 280,00

3 adet stokta

Açıklama

Hakim Bey külliyatımızın beşinci yapıtı.
232 sayfa.

bir tek Bey yazabilirdi William Blake’e bulaşmış bir Şeytan övgüsünü, O yazabilirdi Suriye kırsallarındaki İŞİD zulmüne karşı direnen unsurları, Brion gysin’ın William Burroughs’un Corbin ışığında Arabi,’nin adlarını Yezidilik sevgisinde o bir araya getirebilirdi. Ve hep Nietzsche’yi haklı bir o çıkarıp, dağın yaşlı adamı efendimiz HASAN SABBAH’a yüzünü hep o dönebilirdi.

ölsek gam yer miyiz! evet! daha çok yol var yürünecek! çok deri var dökülecek, kabuk var atılacak, gölekler yırtılacak, başkalaşımlardan başkalaşımlara dikey yatay geçişler yapılacak, cut-up’lar line-up’lar ile düzüşecek…neler neler!

Devam!
-Ş.E

“Özetlemek gerekirse: Yezidilik hiçbir konuda tek bir dogmatik duruş sergilemez. Bu, kanonik bir kutsal metinden ziyade, anonim bir halk türküsü geleneği gibi “rivayetlerin” çok boyutlu bir kompleksidir (mücevher ağı). Aslında Yezidilik, baskıyla ilişkilendirdiği -İslam’ın yükü ve Kitap din(ler)iyle- tüm kutsal kitap okuryazarlığı fikrini reddeder. Şamanizm gibi Yezidiliğin de “metinleri” olmasına rağmen “Kitabı” yoktur. Okuryazar olan bizler, okuryazarlığa gereğinden fazla değer verme eğilimindeyiz ve kendimizi insani gelişmenin (veya “evrimin”) doruk noktası olarak kabul ediyoruz – ancak okuryazarlığın beraberinde (MÖ 4000 dolaylarında) devletin (Örneğin okuma yazma bilmeyenler arasında) ayrım, kast baskısı, hafıza kaybı, bir milyon yılın artık erişilemeyen bir “bilinçdışına” sürgüne gönderilmesi zorbalığını da yanında getirdiğini hatırlamamız iyi olacaktır. Bizler, yazılı sözde -Kitapta- daima zorbaların, zalimlerin, rahiplerin veya ideologların ve onların “devlet büyüsünün” kölesi olduk. Metni tahtından indirdiğimiz, onu özgürleştirdiğimiz (poiesis olarak, şarkı olarak) orijinal özgürlüğün -özgürleşmenin- hayalimize ve hatıralarımıza göre şekillendirdiğimiz doğru. Ama kökeninde yazı bir daraltma ve kısıtlama teknolojisidir – bir bağlama, bir büyüdür.”